» Ana sayfa  -   Sohbet Giriş yap  -   Rumuz gir                   Dini Radyo dinle
» Ana Menü
Ana Sayfa
Dini Sohbet
İslam'da Evlilik
Ölüm Nedir
Kaza Ve Kader
Dini Resimler
Veda Hutbesi
Dini Şiirlerimiz
Esma - Ül Husna
Büyük Günahlar
Adam Öldürmek
Azad Etmek
Vaaz Nedir
Mülhidi Nedir
İlham Nedir
Dini Güzel Sözler
Ahir Zaman Vakti
Peygamberler Tarihi
Rüya Tabirleri Yorum
Dini Güzelm Sözler
Rüya yorumları
Kuran-i-kerim-dinle
Ruh Nedir
» Mübarek Günler
Recep Ayının Fazileti
Regaip Gecesi Fazileti
Miraç Gecesi Fazileti
Şaban Ayının Fazileti
Berat Gecesi Fazileti
Kadir Gecesi Fazileti
Şevval Ayının Fazileti
Kurban Bayramı Fazileti
Muharrem Ayı Fazileti
Ramazan Bayramı Fazileti
» Sağlık Bilgisi
Kalp Kapak Hastalıkları
Varis Hastalığı Nedir
Kalp Krizi
Kalp tümörleri
Hipertansiyon tedavisi
Kalp krizinin belirtileri
Ani Ölüm Nedeni
Tansiyon Nedir
Spor fazlası zararlımıdır
Az tuz, düşük kalp krizi
» İslamın Şartları
Kelime-i Şahadet
Namaz Kılmak
Oruc Tutmak
Zekat Vermek
Hac ca Gitmek
» İmanın Şartları
Allaha İman Etmek
Meleklere İman Etmek
Kitaplara İman Etmek
Peygambere İman Etmek
Ahirete  İman  Etmek
Kadere  İman  Etmek

 

  
» www.dini-sohbet.com

Nick Yaz Şifre Yaz  

» Aldatmak
Aldatmak
Yine Abdullâh İbn-i Ömer radiya'llâhu anhümâ'dan
rivâyet olunduğuna göre, müşârün-ileyh demiştir ki:
Bir kimse Nebî salla'llâhu aleyhi ve sellem'e bey' ü şirâda dâima
kendisinin aldatıldığını arz etti.
Resûl-i Ekrem buna cevâben:
- Sen de bir şey almak istediğinde (İslâm dîninde) aldatmak yoktur de, buyurdu.
» Câbir radiya'llâhu an
Câbir radiya'llâhu an
Câbir radiya'llâhu anh'ten şöyle rivâyet edilmiştir:
(Bir kerre) bir A'râbî Nebî salla'llâhu aleyhi ve sellem'e gelip
İslâm üzere arz-ı bîat etmişti.
Ferdâsı günü bu adam mahmûm olarak (huzûr-ı Risâlet'e) geldi. Ve:
- Yâ Resûla'llâh beni ikâle buyurunuz.
(Hâl-i bedeviyete avdetime müsâade ediniz!) dedi.
Resûlullâh bu teklîfi üç def'a kabulden imtinâ' etti. Ve sonra:
- Medîne şehri demirci körüğü gibidir;
temizi alıkor; kiri, pası dışarı atar, buyurdu.
» Cennetlik Kadin
    Cennetlik Kadin
Resulullah Efendimiz söyle buyurmuştur:
"ALLAH TEALA benden evvel herhangi bir insanin cennete
girmesini yasaklamıştır.
Ancak ben, sağıma baktığımda, beni gecmeye çalışan bir kadin görürüm.
Bu kadinin benimle beraber cennete girmesinin sebebi nedir ?
diye sorarım. O zaman bana denir ki:
-Bu, gençliği ve güzelliği yerinde bir kadin idi. Fakat yanında
yetimleri bulunduğu için, onları büyütüp isleri yoluna girinceye
kadar sabredip evlenmedi. Onun bu davranisina ALLAH TEALA'nin mükafatı böyle olmuştur.
» Hukuku öldürmek
       "Hukuku öldürmek"

 
Bizim hukukçular hukuku hiç ciddiye almadıklarından, oynadıkları oyunun tehlikesinin de farkında değiller.
Hukukmuş, yasaymış, anayasaymış hiç aldırmıyorlar, kırıp döküyorlar.
O kadar hukuku unutmuş vaziyetteler ki 12 Eylül’ün o “baskıcı” anayasası bile bunlara yetmiyor.

 
 
» Hoş geldin Ramazan
   "Hoş geldin Ramazan"

Hoş geldin ateşim, yangınım, külüm.
Ateş oldun. Avucumda tutamadım seni. İçime düştün. Kalbimin karasına çaldım kor yüreğini.
İbrahim[as] gibi gülden ateşlere düşürdün canımı. Ey “kavurucu ateşim” akla beni, yak kirlerimi.
Ey yangınım, sen başkalarına sakla serinliğini, küle çevir bedenimi, benliğimi.

 
  
» Saat Ve Saat
» Türkçe Mirci İndir
  
» Hava Durumu

» Googleden Aramak

Özel Arama

» Her güne Bir Dua
 Ey Rabbim! Saçımı ve yüzümü ateşten koru. Senin himâyenden başka bir himâyenin bulunmadığı günde beni Arş'ının gölgesi altında gölgelendir.
» Esma - Ül Husna
                        

"O, yaratan, var eden, şekil                         veren Allah'tır. En güzel isimler O'nundur. Göklerde ve                         yerde olanlar O'nun şanını yüceltmektedirler. O,                         galiptir, hikmet sahibidir.(Haşr-24)"

ALLAH
(Uluhiyete mahsus                         sıfatların hepsini kendinde toplayan İsm-i Azam)                        

RAHMÂN
(Bütün                         yaratılmışlar hakkında hayır ve merhameti tercih eden)                        

RAHÎM
(Çok merhamet eden,                         nimet veren)

MELİK
(Bütün kainatın tek                         sahibi ve mutlak hükümdarı)

KUDDÛS
(Hatadan, gafletten                         ve her eksiklikten münezzeh)

SELÂM
(Esenlik veren,                         kullarını selamete çıkaran)

MÜ'MİN
(Gönüllere iman                         ışığını veren, vaadine güvenilen)

MÜHEYMİN
(Kainatın bütün                         işlerini gözetip yöneten)

AZÎZ
(Yenilmeyen yegane                         galip)

CEBBÂR
(İradesini her                         durumda yürüten, dilediğini zorla yaptırmaya muktedir                         olan)

MÜTEKEBBİR
(Her şeyde                         büyüklüğünü gösteren)

HÂLIK
(Büyün mevcudatı                         takdirine uygun şekilde yaratan)

BÂRİ'
(Bir model                         olmaksızın canlıları yaratan)

MUSAVVİR
(Her şeye şekil                         ve özellik veren)

GAFFÂR
(Daima affeden,                         tekrarlanan günahları bağışlayan)

KAHHÂR
(Her şeye her                         istediğini yapacak şekilde galip ve hakim)                        

VEHHÂB
(Karşılık                         beklemeden bol bol veren)

REZZÂK
(Bedenlerin ve                         ruhların gıdasını yaratıp veren)

FETTÂH
(Zorlukları                         kolaylaştıran ve iyilik kapılarını açan)                        

ALÎM
(Herşeyi çok iyi                         bilen)

KÂBID
(Rızkı tutan,                         canlıların ruhunu alan)

BÂSIT
(Rızkı genişleten,                         ruhları bedenlerine yayan)

HÂFID
(Alçaltan, zillete                         düşüren)

RÂFİ'
(Yukarı kaldıran,                         yükselten)

MUİZ
(Yücelten, izzet ve                         şeref veren)

MÜZİL
(Alçaltan, zillet                         veren)

SEMİ'
(Her şeyi işiten)                        

BASÎR
(Her şeyi gören)                        

HAKEM
(Son hükmü veren)                        

ADL
(Mutlak adalet sahibi,                         çok adaletli)

LATÎF
(Yaratılmışların                         ihtiyacını en ince noktasına kadar bilip, sezilmez                         yollarla karşılayan)

HABÎR
(Her şeyin iç                         yüzünden haberdar olan)

HALÎM
(Acele ile ve                         kızgınlıkla muamele etmeyen)

AZÎM
(Zatının ve                         sıfatlarının mahiyeti anlaşılamayacak kadar ulu)                        

GAFÛR
(Bütün günahları                         bağışlayan)

ŞEKÛR
(Az iyiliğe çok                         mükafat veren)

ALÎ
(İzzet, şeref ve                         hükümranlik bakımından en yüce, aşkın)                        

KEBÎR
(Zatının ve                         sıfatlarının mahiyeti anlaşılamayacak kadar ulu)                        

HAFÎZ
(Koruyup gözeten ve                         dengede tutan)

MUKÎT
(Bedenlerin ve                         ruhların gıdasını yaratip veren, bilip gücü yeten ve                         koruyan)

HASÎB
(Kullarının her                         yaptığını bilen, onları hesaba çeken)

CELÎL
(Azamet sahibi)                        

KERÎM
(Lütuf ve keremi çok                         bol ve çok geniş)

RAKÎB
(Büyün varlığı                         gözetleyip, kontrol eden)

MÜCÎB
(Dualara karşılık                         veren)

VÂSİ'
(İlmi ve merhameti                         herşeyi kuşatan)

HAKÎM
(Bütün emirleri ve                         işleri hikmetli olan)

VEDÛD
(Kullarını çok                         seven, sevilmeye gerçekten layık olan)                        

MECÎD
(Şanı büyük ve                         yüksek)

BÂİS
(Ölümden sonra                         dirilten)

ŞEHÎD
(Bütün zamanlarda ve                         her yerde, hazır ve nazır)

HAK
(Varlığı hiç                         değişmeden duran)

VEKÎL
(Kendisine tevekkül                         edenlerin işlerini en iyi neticeye ulaştıran)                        

KAVÎ
(Gücü bizzat                         kendinden olan, kudretli)

METÎN
(Her şeye gücü                         yeten, güçlü)

VELÎ
(Sevdiği kullarının                         dostu)

HAMÎD
(Ancak kendisine                         hamdedilen, övülmeye layık)

MUHSÎ
(Her şeyi tek tek ve                         bütün ayrıntılarıyla bilen)

MÜBDİ'
(İlkin yaratan)                        

MUÎD
(Tekrar yaratan)                        

MUHYÎ
(Hayat veren)                        

MÜMÎT
(Ölümü yaratan)                        

HAY
(Ebedi hayatta diri)                        

KAYYÛM
(Her şeyin varlığı                         kendisine bağlı olup kainatı idare eden)                        

VÂCİD
(Dilediğini dilediği                         zaman bulan, müstağni)

MÂCİD
(Şanı büyük ve                         yüksek)

VÂHİD
(Sıfatlarında,                         özelliklerinde tek ve biricik olan)

SAMED
(Tüm ihtiyaçların,                         niyetlerin, övgülerin, yakarışların yöneldiği eşsiz                         kudret) 

KÂDİR
(Her şeye gücü                         yeten, kudretli)

MUKTEDİR
(Kuvvet ve kudret                         sahipleri üzerinde istediği gibi tasarrufta bulunan)                        

MUKADDİM
(İstediğini öne                         alan)

MUAHHİR
(İstediğini geriye                         bırakan)

EVVEL
(Varlığının                         başlangıcı olmayan, ilk)

ÂHİR
(Varlığının sonu                         olmayan, son)

ZÂHİR
(Her şeyde tecelli                         eden. Tüm yarattıklarında, kendisinden görülebilir                         izler, işaretler bulunan)

BÂTIN
(Gözle görülemeyen,                         her şeyde kendinden bir güç bulunan)

VÂLÎ
(Kainata hakim olup                         onu yöneten)

MÜTEÂLÎ
(İzzet, seref ve                         hükümranlik bakimindan en yüce, aşkın)                        

BERR
(İyilik ve lütfu                         sonsuz olan)

TEVVÂB
(Kullarını tövbeye                         sevkeden ve tövbelerini kabul eden)

MÜNTAKİM
(Suçlulari                         adaletiyle cezalandıran)

AFÜV
(Hiçbir günah                         kalmayacak şekilde günahları affeden)

RAÛF
(Çok şefkatli, çok                         lütufkar)

MÂLİKÜ'L-MÜLK
(Mülkün                         ebedi sahibi)

ZÜ'L-CELÂLİ ve'l-İKRAM                        
(Azamet ve kerem sahibi)

MUKSİT
(Adaletle hükmeden)                        

CÂMİ'
(İstediğini,                         istediği zaman istediği yerde toplayan)                        

GANÎ
(Her şeyden müstağni,                         kendisi dışında her şey O'na muhtaç)

MUGNÎ
(İstediğine                         zenginlik verip, zengin eden)

MÂNİ'
(Dilemediği bir                         şeyin gerçeklesmesine müsaade etmeyen, kötü şeylere                         engel olan)

DÂRR
(Elem ve zarar                         verecek şeyleri yaratan)

NÂFİ'
(Hayır ve menfaat                         veren şeyleri yaratan)

NÛR
(Alemleri nurlandıran,                         istediği gönüllere ve zihinlere nur yağdıran)
                         
 

HÂDÎ
(Hidayet veren,                         istediği kulunu muradına erdiren)

BEDÎ'
(Eşi ve örneği                         olmayan, sanatkarane şekilde yaratan)

BÂKÎ
(Varlığının sonu                         olmayan)

VÂRİS
(Varlığı devam eden,                         servetlerin gerçek sahibi)

REŞÎD
(Bütün işleri ezeli                         takdirine göre yürütüp, hikmet üzere sonuca ulaştıran)                        

SABÛR
(Çok sabırlı)                        


©TRNuke.net

ALLAH'ın (c.c) Güzel İsimleri

» Siteden Ara
Kelime :

Bölüm :

» Alan Adınızı sorgulayın
     
     
» Copyright    
HTML  sitemap.xml  Dini Sohbet,    İslami Sohbet,